Çocuğa ölüm haberi nasıl verilmelidir?

02 Aralık 2018, 11:36
Çocuğa ölüm haberi nasıl verilmelidir?

Yetişkinlere göre oldukça hassas ve narin olan çocukluk döneminde 'ölüm' kavramının nasıl anlatılması gerektiğini sizler için araştırdık. Peki çocuklara ölüm nasıl anlatılmalı? Engelli çocuklara ölüm nasıl izah edilmeli? Detaylar haberimizde...

Kişinin sevdiği birini kaybetmesi ve onu bir daha göremeyecek olmanın vermiş olduğu his, kolay kolay atlatılacak bir durum değildir. Yaş kaç olursa olsun insanı derinden sarsan bu durum özellikle de çocuklara anlatılacağı zaman iş epey zorlaşır.

''ÇOCUKLAR CENAZE TÖRENİNE GÖTÜRÜLMELİ Mİ?'' HABERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Küçük yaştaki çocuklarda henüz soyut düşünme becerisi gelişmediğinden dolayı ölümü farklı değerlendirebilirler. Bu beceriler aslında 11 yaş civarına kadar net oturmaz.

ÇOCUKLAR ÖLÜMÜ NE ZANNEDER?

Yaş dönemi özelliklerine göre 'ölüm' kavramı çocuklarda şu şekilde yorumlanır:

2-3 yaş grubunda ölüm: Ölüm uzun bir uykudur, ölen kişinin bir gün uyanacağı düşünülür.

4-5 yaş grubunda ölüm: Ölümü yavaş yavaş kabullenmeye başlarlar,  bazı zamanlarda ölen kişiyi özleyip duygularını dile getirirler.

5 yaşından büyük çocuklarda ölüm: Ölen kişinin bir daha asla gelmeyeceğini bilir ama yinede soyut düşünce tam olarak gelişmemiştir.

Çocuklara ölümü anlatırken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, seviyesine uygun bir şekilde yalansız dolansız, kısa ve net bir şekilde gerçeğin aktarılmaya çalışılmasıdır.

ÖZEL ÇOCUKLARA ÖLÜM NASIL ANLATILMALI?

Belirli bir dönemden sonra doğum, ölüm, inanç ve cinsellik gibi kavramlar hakkında sorular gelebilir. Siz ebeveyni olarak çocuğunuzun kafasındaki soru işaretlerine uygun cevaplar vererek onu aydınlatmalısınız.

Bu kavramlardan en önemlilerinden biri de ölümdür. Normal çocuklara göre daha zor kavrayacaklarından dolayı ön hazırlık yapmak şarttır.

Eğer ölüm anı gelene kadar hiçbir hazırlık yapılmazsa, özel çocuklar sevenleri tarafından terk edildiği hissine kapılarak kendilerini çok kötü hissedeceklerdir.

Ön hazırlık yapmaya mezarlık ziyaretine gitmekle başlayabilirsiniz. Onun anlayabileceği şekilde kandırmadan, doğruları söyleyerek ölen kişinin bir daha gelmeyeceğini anlatmalısınız.

Bu sürecin üstesinden gelebilmeleri için mutlaka yakın çevresinden birileri bulundurulmalıdır.

Kendilerine göre üzüntülerini yaşamalarına izin verin. Aksi takdirde özel çocuğunuz üzüntüsünü içine atacak ve daha büyük problemlere neden olacaktır.

Google+'ta Paylaş Pinterest'te Paylaş
Yorumlar
3 Yorum Var
  • Yeni başlangıç 1 hafta önce Şikayet Et
    Ey bîçareler! Mezaristana göçtüğünüz zaman, "Eyvah! Malımız harab olup, sa'yimiz heba oldu; şu güzel ve geniş dünyadan gidip, dar bir toprağa girdik." demeyiniz, feryad edip me'yus olmayınız... Çünki sizin herşey'iniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Her hizmetiniz kaydedilmiştir. Hizmetinizin mükâfatını verecek ve her hayır elinde ve her hayrı yapabilecek bir Zât-ı Zülcelal, sizi celb edip, yer altında muvakkaten durdurur. Sonra huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki; hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti; ücret almağa gidiyorsunuz. Mektubat - 227
    Cevapla
  • Ölüm idam değil 1 hafta önce Şikayet Et
    YEDİNCİ KELİME: ﻭَ ﻳُﻤِﻴﺖُYani: Mevti veren odur. Yani: Hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani: Hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fâni cin ve inse bağırır, der ki: Sizlere müjde! Mevt i'dam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksandokuz ahbabın mecma'ı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. Mektubat - 226
    Cevapla
  • Ölüm idam değil 1 hafta önce Şikayet Et
    Mevt(ölüm) , vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebde'dir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir. Nasılki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdir iledir; öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdir ile, bir hikmet ve tedbir iledir. Mektubat - 7
    Cevapla