Antik Roma'dan bugüne ulaşan, boya kullanılmadan binlerce yıl altın gibi parlayan 'Deniz İpeği'nin sırrı çözüldü. İmparatorların bin altın değerindeki bu gizemli kumaşı, modern bilimle laboratuvarda yeniden hayat buluyor.
Tarihin en gizemli ve en pahalı kumaşı olan 'Deniz İpeği', binlerce yıl sonra bilimin merceği altına alındı. Hiçbir boya sürülmeden altın gibi parlayan bu dokunun sırrı, Güney Kore'deki POSTECH araştırmacıları tarafından gün yüzüne çıkarıldı.

Antik Roma'da sadece imparatorların ve en üst düzey soyluların taşıyabildiği bu kumaşın sırrının, bir boya pigmentinde değil, 'yapısal renk' denilen fiziksel bir mucizede yattığı açıklandı.
Liflerin içinde bulunan ve 'photonin' adı verilen özel protein yapıları, ışığı tıpkı bir prizma gibi kırıyor. Muazzam altın parıltısının, ışığın liflerin mikroskobik dizilimiyle girdiği etkileşim sonucu oluştuğu belirlendi.

SOLMASI İMKANSIZ
Rengin fiziksel yapıdan kaynaklanması nedeniyle, kumaşın zamanla solması veya akmasının imkansız olduğu ifade edildi. Bu özellik, kumaşın binlerce yıl boyunca ışıltısını korumasını sağlıyor.

ÜRETİMİ SABIR GEREKTİRİYOR
Deniz ipeğinin üretimi, antik dönemde büyük bir ustalık gerektiriyordu. Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan dev midye türü Pinna nobilis’in salgıladığı incecik lifler, tek tek toplanarak işleniyordu.

BİN ALTIN DEĞERİNDE
Sadece 28 gram iplik elde edebilmek için yüzlerce kez dalış yapılması gerekiyordu. Değeri bin altından fazla olan bu kumaş o kadar hafifti ki, giyen kişi üzerinde ağırlık hissetmeden 'saf ışığı' taşıyordu.

LABORATUVARDA YENİDEN ÜRETİLDİ
Nesli tükenme tehlikesi altındaki midyeler nedeniyle üretimi duran kumaş için müjdeli haber geldi. Bilim insanları, 'Kalem Midyesi' liflerini kullanarak bu antik dokuyu laboratuvar ortamında hayata döndürmeyi başardı.

BİR YORUM YAPIN 0