Dünyaca ünlü sanatçı Sami Yusuf, 27 ve 28 Eylül’de İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda sahne aldı. Türkiye’deki dinleyicisiyle kurduğu özel bağdan söz eden Yusuf, “Türkiye’deki dinleyicimi gerçekten çok seviyorum” dedi.
İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda iki gün üst üste sahne alan Sami Yusuf, “Rooted” konseptiyle farklı coğrafyaların müzikal zenginliklerini ve insanlığın ortak değerlerini aynı sahnede buluşturuyor.
Sanatçı, konserlerinde sevilen eserlerinin yanı sıra kariyerinin farklı dönemlerinden parçalarına ve yeni albümü “Ecstasy”den seçkilere de yer veriyor.

GELENEKLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI OLMAK ÇOK ÖNEMLİ
Müzik kariyerinde geleneksel mirasa büyük önem veren Sami Yusuf, “Rooted” projesinin arkasındaki düşünceyi anlattı.
Yusuf, farklı kültürlerin makamlarını, sembollerini, dillerini ve sanatlarını müziğinin merkezine aldığını belirterek, “Benim için gelenekle doğrudan bağlantılı olmak çok önemli. Gelenek derken; geleneksel müziği, onunla birlikte gelen makamları, sembolleri, dili, kültürü ve sanatı yani farklı kültürlerin tüm bu unsurlarını kastediyorum. Köklü olmak, daha samimi, daha organik, daha otantik ve daha hakiki bir ifade biçimine sahip olmak demek.
Müziğin, enstrümanların ve kültürün kendisini anlatmasına izin veriyorsunuz. Konserlerde halılardan kıyafetlere, müzikten enstrümanlara kadar her unsur geleneğe dayanıyor. Dolayısıyla ‘köklü’ derken geleneğe kök salmış olmayı kastediyoruz.
Sahnede farklı kültürleri ve geleneksel enstrümanları sentezliyorum. Bunları bir araya getirmek benim için büyük bir onur. Bu güzel enstrümanların hiçbirini ben icat etmedim ama hepsini bir araya getirmek ve tüm bunlara hayat veren, hepsini birbirine bağlayan o ilmeği atmak benim için büyük bir onur. Bence bu ilmek herhangi bir kültürü diğerlerinden de ayırmıyor.” ifadelerinde bulundu.

"TÜRKİYE'DE Kİ DİNLEYİCİMİ GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM"
Türkiye ile özel bir bağ kuran sanatçı, Türk dinleyicisinin konserlerdeki ilgisine de değindi. Yusuf, Türkiye’deki hayranlarının müziğini yalnızca dinlemekle kalmayıp eserlerinin ruhuna da kendilerini bıraktıklarını söyledi:
“Dinleyicim de benimle birlikte büyüdü. Türkiye’de çok bilinçli ve müziği takip eden bir dinleyici kitlemin olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bazen eski eserlerimden bazılarını özlüyorlar. Konserlere geldiğinizde ne kadar ilgili olduklarını görüyorsunuz. Islık yok, dikkat dağıtan başka bir şey yok. Ruhsal, psikolojik ve zihinsel olarak müziğin içindeler. Kendilerini tamamen müziğe bırakıyorlar. Hep birlikte derin ve yoğun bir ruh halinin, bir tür transın içine giriyoruz. Türkiye’deki dinleyicimi gerçekten çok seviyorum. Müziğin içine bu kadar derinlemesine girmelerinden büyük mutluluk duyuyorum.”

"MÜZİĞİMİ MÜKEMMEL YAPAN ŞEY KUSURLARIMIZ"
Yapay zekânın müzik dünyasındaki etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Sami Yusuf, insan dokunuşunun müzikteki öneminin devam edeceğini söyledi.
Sanatçı, kusurların müziğin duygusunu güçlendiren unsurlardan biri olduğunu anlatarak,
“Özellikle yapay zeka meselesini de konuşmamız gerekiyor. Bence insan müziği varlığını sürdürecek. Ruh varlığını sürdürecek. İnsanlar ruh taşıyan, içinde bir şeyler barındıran, insani bir dokunuşa sahip olan şeylerden etkileniyor. Bu da kusurlar demek. Çünkü mükemmel değiliz. Bence müzikal ve duygusal açıdan bu kusurlar, bir anlamda müziği mükemmel yapan şeyler ve bize dokunuyor.” dedi.
BİR YORUM YAPIN 0