Günümüzde fazla bilgiye maruz kalmak ve haberleri izleyerek psikolojik sağlığımızın etkilenmesine neden olan etkenleri sıralayan Psikolog ve Çocuk Gelişimi Uzmanı Sare Şen önemli uyarılarda bulunarak vatandaşları bilgilendirdi.
Telefonunuzu elinize alıyorsunuz… Birkaç dakika haberlere göz atayım derken kendinizi peş peşe gelen olumsuz gelişmelerin içinde buluyorsunuz. Yangınlar, kazalar, şiddet olayları, ekonomik belirsizlikler… Günün sonunda ise fiziksel olarak hiçbir şey yapmamış olsanız bile kendinizi yorgun, kaygılı ve tükenmiş hissedebiliyorsunuz. Peki "bunun psikolojik bir açıklaması var mı?" sorusuna ise Psikolog ve Çocuk Gelişimi Uzmanı Sare Şen açıkladı.
Şen, "Yaşadığımız çağda bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Ancak bu durum, yalnızca doğru bilgilere değil; aynı zamanda sürekli olumsuz haberlere de maruz kalmamız anlamına geliyor." diyerek "Beynimizin, hayatta kalmamızı sağlayan bir mekanizma gereği tehdit oluşturan bilgileri olumlu haberlere kıyasla daha hızlı fark eder ve daha uzun süre hatırlar. Bu nedenle peş peşe gelen olumsuz haberler yalnızca gündemi değil, ruh halimizi de etkileyebilir." dedi.

KÖYÜ HABERLER BEYNİMİZİ ALARMDA HİSSETTİRİYOR
Şen psikolojide "olumsuzluk yanlılığı" denildiğini belirterek, "İnsan beyni, geçmişten bugüne tehlikeleri fark etmeye ve onlara hızlı tepki vermeye programlanmıştır. Bu özellik atalarımız için hayatta kalmayı kolaylaştırırken, günümüzde sürekli olumsuz haber akışı içinde yaşadığımızda zihnimizin kendini sürekli alarmda hissetmesine neden olabilir. Bu yüzden iyi haberleri birkaç dakika içinde unutabilirken, olumsuz bir haberi saatlerce hatta günlerce düşünebiliriz." dedi.
KÖTÜ HABERLERE MARUZ KALMAK RUH SAĞLIĞIMIZI ETKİLİYOR
Şen ayrıca, olumsuz haberlerin yoğun olduğu dönemlerde birçok kişi şu duyguları yaşayabileceğini belirterek maddeler halinde sıraldı.

KÖTÜ HABERLRE MARUZ KALMAK İKİNCİL TRAVMAYI OLUŞTURUYOR
Bir olayı doğrudan yaşamamış olsak bile, o olaya ait görüntüleri, hikâyeleri ve ayrıntıları sürekli görmek bizde de yoğun duygusal etkiler oluşturabilir. Psikolojide bu durum ikincil travma ya da dolaylı travmatik etkilenme olarak tanımlanır. Özellikle doğal afetler, şiddet olayları veya toplumu derinden etkileyen gelişmeler sonrasında insanların üzülmesi, kaygılanması ya da kendini çaresiz hissetmesi anlaşılabilir bir tepkidir.
SÜREKLİ BİLGİYE MARUZ KALMAK GÜVENDE HİSSETTİRMEZ
Birçok kişi "Kontrol bende olsun." düşüncesiyle haberleri sık sık kontrol eder. Ancak çoğu zaman bunun tam tersi olur. Her yeni bildirim, beynimize yeni bir tehdit sinyali gönderir ve zihnimiz "tehlike devam ediyor" mesajını almaya devam eder. Bu döngü uzadıkça kaygı azalmak yerine artabilir.
Bilgi sahibi olmak önemlidir; ancak sürekli bilgiye maruz kalmak, her zaman daha güvende hissettirmez.

RUH SALIĞINI KORUMAK İÇİN BU MADDELERE DİKKAT
Kişinin haberleri okurken yaşadığı kaygı sonrasında ruh sağlığını korumak için dikkat etmesi gereken hususlara değinen Psikolog Sare Şen şu maddeleri sıraladı;
1. Haber tüketiminize sınır koyun
Gün boyunca sürekli bildirimleri takip etmek yerine, belirli saatlerde güvenilir kaynaklardan bilgi edinmeyi tercih edin.
2. Her gördüğünüz içeriği izlemek zorunda değilsiniz
Özellikle şiddet ve afet görüntülerini tekrar tekrar izlemek yerine, yalnızca gerekli bilgiyi almak çoğu zaman yeterlidir. Ruh sağlığınızı korumak da bir ihtiyaçtır.
3. Gün içinde zihninize nefes alacak alan bırakın
Kısa bir yürüyüş, sevdiğiniz bir müzik, kitap okumak ya da doğada vakit geçirmek zihninizin sürekli tehdit algısından uzaklaşmasına yardımcı olabilir.
4. Duygularınızı paylaşın
Sizi etkileyen haberleri içinize atmak yerine güvendiğiniz biriyle konuşmak ya da duygularınızı yazmak rahatlatıcı olabilir. Paylaşılan duyguların yükü çoğu zaman hafifler.
5. Kontrol edebileceğiniz alanlara odaklanın
Her olayı değiştirmemiz mümkün değildir. Ancak kendi yaşamımızda alabileceğimiz küçük önlemler, yakınlarımıza destek olmak ve günlük rutinimizi sürdürebilmek psikolojik dayanıklılığımızı güçlendirebilir.
Şen son olarak ise, "Dünyada olup bitenlerden haberdar olmak önemlidir. Ancak sürekli kötü haberlerin içinde kalmak, zamanla ruh sağlığımız üzerinde görünmeyen bir yük oluşturabilir. Bilgi sahibi olmak ile sürekli alarm halinde yaşamak arasında sağlıklı bir denge kurabilmek, psikolojik iyi oluşumuz için büyük önem taşır. Unutmayın; zihnimiz de en az bedenimiz kadar dinlenmeye ihtiyaç duyar. Kendinize ara sıra haberlerden uzaklaşma izni vermek, olup bitenleri önemsemediğiniz anlamına gelmez. Aksine hem kendinizi hem de sevdiklerinizi daha sağlıklı destekleyebilmeniz için gerekli bir adımdır" dedi.
BİR YORUM YAPIN 0