Anadolu kültürünün göz bebeği! Çeyiz geleneği Abu Dabi'de sergilendi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan himayesinde başlatılan Olgunlaşma Enstitülerinin koleksiyonlarından hazırlanan "Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk" sergisi üçüncü uluslararası durağı Abu Dabi oldu. Sergide Osmanlı ve Anadolu kültürüne ait çeyiz gelenekleri sergilenirken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'de sergide açılış konuşması gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı Olgunlaşma Enstitülerinin koleksiyonlarından hazırlanan "Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk" sergisinin açılış töreni, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, BAE Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Türkiye'nin Abu Dabi Büyükelçisi Lütfullah Göktaş, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Emre Topoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Anadolu'nun köklü kültürel birikiminin kuşaklararası en önemli taşıyıcılarından biri olan çeyiz ve sandık geleneğinin tanıtıldığı sergi, Osmanlı ve Anadolu çeyiz kültürünü, aile, kadın emeği, geleneksel sanatlar ve kültürel hafıza ekseninde ele alıyor.

ÇEYİZ KÜLTÜRÜNDEN 236 ESER SERGİLENİYOR

Bohçalar, gelin kıyafetleri ve aksesuarları, kahve ve hamam kültürüne ait eserler, inanç ve ibadet kültürüne ilişkin eserler, saray ve Anadolu dokumaları, işlemeli örtüler ile ahşap eserlerden oluşan 9 ayrı kategoride toplam 236 eser, Anadolu'nun farklı bölgelerinde gelişen geleneksel sanat ve zanaat birikimini ziyaretçilere sunuluyor.

Türk işi, dival işi, Maraş işi, tel sarma, tel kırma, sırma ve iğne oyası gibi geleneksel tekniklerle hazırlanan eserler aracılığıyla Osmanlı ve Anadolu'nun düğün, aile ve gündelik yaşam kültürü, bütüncül biçimde aktarılıyor.

Kahve ikramındaki sırmalı puşidelerden, hamam kültüründeki telkarili nalınlara kadar eserler, Anadolu'nun binlerce yıllık dokuma tezgahlarındaki sabrı ve nakışlara işlenen bilgeliğini, bugünün estetik diliyle harmanlıyor.

Eserlerdeki lale, karanfil gibi motifler ile dival işi, tel sarma ve sırma gibi teknikler, Türk kadınının el emeği ve sanat dehasını aktarıyor.

Sergi, çeyiz geleneğine yalnızca evlilik hazırlıklarıyla sınırlı bir uygulama olarak değil, geçmişin yaşam biçimini, el emeğini ve estetik tercihlerini günümüze taşıyan kültürel bir anlatı olarak yaklaşması bakımından dikkati çekiyor.

SERGİNİN ÜÇÜNCÜ DURAĞI ABU DABİ

Serginin uluslararası yolculuğu, 24 Eylül 2024'te Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu marjında ABD'de New York'taki Türkevi'nde başlamış, Emine Erdoğan, köklü Türk çeyiz geleneğini programa katılan ülke liderlerinin eşlerine tanıtmıştı.

Serginin ikinci uluslararası durağı ise 30 Nisan 2026'da Rusya'nın St. Petersburg kentindeki, dünyanın en büyük sanat ve kültür müzeleri arasında yer alan Ermitaj Müzesi olmuştu. Burada Olgunlaşma Enstitülerinin müze envanterlerinden seçilen 84 eser sanatseverlerle buluşturulmuştu.

Sergi, kapsamı daha da genişletilerek, üçüncü uluslararası durağı olan Abu Dabi'de sanatseverleri ağırlıyor.

Sergiyle Osmanlı ve Anadolu düğün ve çeyiz geleneklerinin uluslararası alanda tanıtılması, Türk kadınının el emeğine dayalı kültürel birikiminin görünür kılınması ve geleneksel sanatların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN'DEN ANLAMLI MESAJ

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,  açılışta yaptığı konuşmada, bugün kendisini heyecanlandıran bir ziyaret için Birleşik Arap Emirlikleri'nde olduğunu belirterek, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında kültürel işbirliği köprüsünü kuracak güzel bir sergi için bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

İslam medeniyetinin egemen olduğu coğrafyalarda insanın bizatihi kendisinin bir değer olarak kabul edildiğini dile getiren Tekin, şöyle devam etti:

"Etnik ya da inanç farklılıkları, insanlar arasında ötekileştirme ya da ayrıştırıcı bir unsur olarak asla değerlendirilmez. İnsanların farklılıkları birlikte yaşama kültürünü mümkün kılan bir zenginlik aracı olarak kabul edilir. Bu bizim içinden geldiğimiz ve birlikte sahip olduğumuz medeniyetin en doğal unsurudur. Bugün içinde yaşadığımız dünyada en çok ihtiyacımız olan hususlardan bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum. Sahip olduğumuz dünyada, birlikte yaşama kültürünü birbirimize saygı duyarak, birbirimizin farklılıklarını görerek birbirimizin farklılıklarını birer zenginlik aracı olarak kabul ederek yaşayabileceğimizin en güzel örneği, bizim bugün burada sunacağımız medeniyetimize ait geçmişte örnekleri olan uygulamalar."

Bakan Tekin, medeniyetin değer yargılarını taşıyan en önemli unsurlardan birinin de dönemin giysi, kıyafet ve özellikle ailenin önemini yansıtan unsurlar olduğunu ifade ederek, davetlilere sergiyi gezerken ürünleri, ait olduğu dönemdeki birlikte yaşama kültürüne, insan haklarına saygı kültürüne, mahremiyete ne kadar riayet edildiğini değerlendirerek görmelerini rica etti.

Anadolu kültüründe "evlilik ve aile" müessesesine verilen değere dikkati çeken Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aile ve evlilik müessesesinin her aşaması bizim için biraz önce bahsettiğim mahremiyet, karşılıklı insan haklarına saygı kültürünün unsurlarıyla bezenmiş durumdadır. Bu vesileyle bugün burada göreceğimiz ürünler evlilik ilişkisinin başladığı andan itibaren düğün seremonisine kadar bu kültürü yansıtacak önemli malzemeler. Bilhassa geleneklere, kültüre değer vermek bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu en önemli başlıklardan bir tanesi. Bu kültürün Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki kardeşlerimizle bizim aramızdaki ortak değerlerden bir tanesi olduğuna inandığım için bu serginin bugün burada izleyenlere sergilenmesinden dolayı çok mutlu oldum."

 "KÜLTÜREL DEĞERLERİN SERGİLENMESİ İKİLİ İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRECEK"

Tekin, serginin ilk olarak New York'ta, ardından St. Petersburg'da ve bugün Abu Dabi'de açıldığını aktararak, "Buradan sonra da yine TİKA'yla birlikte bu sergiyi farklı ülkelere taşımayı düşünüyoruz. Fakat bu sergiyi bu kadar çok dolaşıma sokmamızın en önemli sebebi, ihtiyaç duyduğumuz temel hak ve hürriyetler açısından, insan hakları açısından dünya barışı açısından, ihtiyaç duyduğumuz birlikte yaşama kültürünü geliştirebilmemize katkı sağlaması açısından biz bu sergiyi dolaşıma soktuk. Bu anlamda Birleşik Arap Emirlikleri'yle bizim aramızdaki ilişkileri de ortak kültürümüzü yansıtacak ürünler olması açısından çok pozitif yönde geliştireceğine inanıyorum. Bu türden kültürel değerlerin karşılıklı sergilenmesi, ikili ilişkilerin özellikle toplumsal düzeyde yaygınlaşmasına, güçlenmesine çok katkı sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Serginin Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütüldüğüne işaret eden Tekin, şunları kaydetti:

"Emine Erdoğan Hanımefendi, bütün uluslararası arenadaki mesaisinin dünya barışı, dünya çocuklarının korunması ve ortak değerimiz olan çevrenin, tabiatın korunması anlamındaki çalışmalara ayırmış durumda. Bütün çabalarının ortak özelliği, insanlığın ortak geleceğini koruma altına alabilecek insani refleksleri göstermek. Biz kendisine müteşekkiriz, teşekkür ediyoruz. Hem insanlığın ortak sorunlarına çözüm üretecek bir siyasetçi duyarlılığıyla hareket ettiği için hem de Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim ürettiğimiz ürünleri himayelerinde dünyanın farklı ülkelerinde sergilenmesine destek olduğu için kendisine müteşekkiriz."

Tekin, Bakan Noura Al Kaabi'ye de ev sahipliği için teşekkür ederek, "İnşallah, birlikte daha da yakın bir ilişki geliştirerek, dünya barışına, dünyada ezilen halkların temel hak ve hürriyetlerinin korunmasına hep birlikte destek oluruz. Ve daha adil bir dünyayı hep birlikte inşa ederiz." diye konuştu.

Büyükelçi Göktaş ile TİKA Başkanı Eren'e ve katılımlarından dolayı davetlilere teşekkürlerini ileten Tekin, "Sözlerimi daha adil bir dünya için bütün insanlığı, temel hak ve hürriyetlere, insan haklarına ve birlikte yaşama kültürüne çağrı yaparak bitirmek istiyorum. Eğer hep birlikte çalışırsak daha adil bir dünyayı ve çocuklarımızın temel hak ve hürriyetlerini koruma altına almış oluruz." ifadelerini kullandı.

 "KADINLAR, KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINDA HAYATİ BİR ROL OYNUYOR"

BAE Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Noura Al Kaabi de Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gücü ve kapsamı bakımından giderek geliştiğine işaret ederek, kültürün bu ilişkilere daha derin bir anlam kazandırdığını söyledi.

Serginin özünde, "kültürel mirasın aktarımı"nın yer aldığına işaret eden Al Kaabi, kadınlar ve aileler tarafından yıllar boyunca hazırlanan çeyizlerdeki tekstil ürünleri ve eşyaların, sevgi, umut ve anıları taşıdığını aktardı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin 2026'yı Aile Yılı ilan ettiği bu dönemde, etkinliğin kendileri için derin bir anlam taşıdığını da vurgulayan Al Kaabi, ailenin, kültürel mirasın ilk kez kişisel bir anlam kazandığı yer olduğunu vurguladı.

TİKA Başkanı Abdullah Eren de Anadolu'da bir çeyiz sandığı açıldığında, içindeki her bir nesnenin anlatılacak bir hikayenin kapısını araladığına dikkati çekti.

Eren, bugün bu sergide hayranlıkla inceledikleri eserlerin arkasında, kadınların yüzyıllar boyunca biriktirdiği derin bir bilgi, birikim ve zanaatın yattığını vurgulayarak, "Renkleri bir araya getirerek, kumaşa şekil vererek ve estetik zevkleri ile duygularını zarif nakışlarla ifade ederek kadınlar, kültürel mirasımızın korunmasında ve geleceğe aktarılmasında hayati bir rol üstlenmişlerdir." diye konuştu.

Minik hayranı "abla" diye seslendi! Şarkıcı Gülşen'den yanıt gecikmedi

İLİŞKİLİ HABER

Minik hayranı "abla" diye seslendi! Şarkıcı Gülşen'den yanıt gecikmedi
Kübra Beyazoğlu Yasemin.com -
Yasemin - Kübra Beyazoğlu

BİR YORUM YAPIN 0