İş hayatında kadın ve erkeğin eşitliğine dair yasal düzenlemeler

Başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada tartışma konusu haline gelen kadın - erkek eşitliği iş yaşantısında da önemli bir yer ediniyor. Kadın ve erkekler arasındaki ücret ve fırsat eşitliğini ele alan Avukat Ezgi Esnik Günay "İş hayatında kadın ve erkeğin eşitliğine dair yasal düzenlemeler" adlı köşe yazısıyla tüm merak edilen detayları sizler için açıkladı.

Hem Türkiye hem de dünya ortalamasında çalışan kadınların sayısı erkeklerin gerisinde kalmaktadır. Bunun en önemli sebebi ise kadınların erkeklere nazaran çalışma hayatına daha geç başlaması bir yana kadınların ev idaresi ve anne olarak üstlenmiş oldukları yükümlülüklerdir. Ev işleri ve çocuk bakımı gibi sebepler ve evin ekonomik olarak idaresinin erkekte olduğuna dair toplumsal bakış açısı kadınlar için çalışma hayatının genel olarak ikinci sırada gelmesine sebebiyet  vermiş ise de gelişen teknolojisi ve tüketim çağında kadınların daha fazla çalışma hayatına katılması artık toplumsal bir zaruriyet halini almıştır.  Avukat Ezgi Esnik Günay 'İş hayatında kadın ve erkeğin eşitliğine dair yasal düzenlemeler' hakkında okurların merak ettiği tüm soruları yanıtlayan bir makale hazırladı. 

avukat ezgi esnik günay

avukat ezgi esnik günay

Kadınların özellikle hamilelik ve doğum sonrası yaşadıkları süreç hayatı zorlaştırmaktadır. Bu zor süreçte çalışma hayatı sekteye uğramakta ve bu süreçte yaşanan sıkıntılar ve doğum  sonrası çocuğun bakımı birçok kadının iş hayatını bırakmasına, iş hayatından uzaklaşmasına  sebebiyet vermektedir.

Hem fiziksel olarak hem de geleneksel bakış açıkları ile kadının yaşadığı/yaşayacağı bu zor süreçleri bilen kanun koyucu / devlet organları, kadını korumaya yönelik bir takım kanuni düzenlemeler yapmışlardır. Bu düzenlemelerden ilki, kadın  ve erkeğin iş hayatında ki eşitliğini sağlamaya çalışan "eşitlik ilkesi" olarak sayılabilir.  

hamile çalışan kadın

hamile çalışan kadın

Kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğuna dair düzenleme Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Anayasasın 10. Maddesinde aynen şu düzenleme yer almaktadır “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” Anayasanın bu maddesi ile kadın ve erkeklerin eşit olduğu vurgulanmış olup bu eşitliğin iş hayatında sağlanması için de İş Kanununda  düzenlemeler yapılmıştır. 

Bu düzenlemelerden bir tanesi de kadın ve erkek arasında iş hayatında işveren tarafından yapılabilecek ayrımcılığı engellemek amacı ile düzenlenmiş olan iş kanunu madde 5’de yer alan “eşit davranma ilkesidir.”

İş kanunu madde 5’de aynen şu düzenlemeler yer almaktadır “İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.”  


İş Kanunu madde 5 ile işverene kadın ve erkek çalışanlara eşit davranma yükümlülüğü getirilmiş ve kadın ile erkeğin ücret dahil ayrımcılığa tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır. 



İşverenin kadın ve erkek çalışanlara karşı eşit davranmaması halinde ise hak arayışında olan işçinin hakları yine aynı maddenin devamında belirlenmiştir. İş kanunu madde 5 uyarınca kadın işçi, erkek işler karşısında ayrımcılığa uğrar ve kadın işçi ile erke işçi arasında eşit şartlar uygulanmaz ise kadın işçi işverenden “dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir.” Ayrımcılığa uğradığı ve Erkek işçiler ile eşit muamele görmediği iddiasında olan kadın işçi ise bu hususu yargı önüne taşıdığında iddialarını ispat yükü altında olacaktır. 

Mobbing nedir ve nasıl anlaşılır? İş yerinde mobbing nasıl tespit edilir? Mobbing örnekleriİLİŞKİLİ HABERMobbing nedir ve nasıl anlaşılır? İş yerinde mobbing nasıl tespit edilir? Mobbing örnekleri

Kadın işçi eşitsizliğe uğradığı iddiası ile açtığı davada iddiasını her tür yasal delil ile ispat edebilme olanağına sahip olup örneğin aynı işi  yaptığı aynı şartlarda ve aynı mesai saatlerinde çalıştığı bir erkek işçi ile aynı ücreti almadığını maaş bordoları ile ispat edebilecektir. Bunun yanı sıra cinsiyet eşitsizliği sebebi veya hamile olması sebebi ile mobbinge uğradığı iddiasında olan kadın işçi bu iddiasını tanık beyanı ile ispat edebilme olanağına sahiptir. 

Avukat Ezgi Esnik Günay

BİR YORUM YAPIN 2

Ferda 4 ay önce

Eşi vefat eden dul kadın sigortası hiç yapılmamış, hem eşinin vefatı üzerine onun maaşını alırken ayrıca babasının vefatıyla da ikinci maaşı alabilir mi ne kadar kısmını alabilir? Bunun cevabını verebilirseniz sevinirim

Mukaddes 6 ay önce

Çok faydalı bir yazı olmuş. Kadınlar olarak çoğu hakkımızı bilmiyoruz. Teşekkürler

Toplam 1 beğeni