Psikolog Sare Şen, Anneler Günü yaklaşırken anneliğin daha çok olumlu yönlerinin konuşulduğuna dikkat çekerek, annelerin kendilerini geri plana atmasının uzun vadede tükenmişliğe yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Anneler Günü yaklaşırken anneliğin güzel yanları daha çok konuşuluyor. Oysa bu yolculuğun bir de çoğu zaman görünmeyen, çok az dile getirilen bir tarafı var: Zihinsel ve duygusal yük.
Anne olmak sadece bir çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Aynı zamanda sürekli düşünen, planlayan, hatırlayan bir zihinle yaşamaktır.
Gün içinde yapılanlara dışarıdan bakıldığında belki çok görünür değildir ama çoğu anne gününü, zihninde şu sorularla geçirir: Ne yiyecek? Okulda nasıldı? Bir şeye üzülmüş olabilir mi?
Ve bu, çoğu zaman dışarıdan fark edilmez.

"HİÇBİR ŞEY YAPMAMIŞIM GİBİ HİSSEDİYORUM"
Birçok anne gün sonunda fiziksel olarak çok yorulmamış olsa bile, yoğun bir tükenmişlik hissi yaşayabilir. Çünkü yorgunluk her zaman bedensel değildir. Bazen en çok yoran şey, sürekli düşünmek ve sorumluluk hissidir.
Bu yüzden çoğu anne kendini şöyle ifade eder: “Bütün gün koşturdum ama sanki hiçbir şey yapmamışım gibi…”

SÜREKLİ "HAZIR" OLMAK
Anne olmak çoğu zaman sürekli hazır olmak demektir: Bir şey olursa ilgilenmek, bir ihtiyaç doğarsa karşılamak, bir duygu varsa anlamaya çalışmak…
Bu sürekli “tetikte olma” hali, zamanla zihinsel bir yorgunluğa dönüşebilir. Maalesef çoğu zaman bu durum normalleştirilir.
KENDİNİ GERİ PLANA ATMAK
Birçok anne, fark etmeden kendi ihtiyaçlarını ertelemeye başlar. Dinlenmek, yalnız kalmak, sadece kendisi için bir şey yapmak… Bunlar hep “sonra” ya bırakılır. Ama bu “sonra”, çoğu zaman hiç gelmez.
Bir süre sonra sadece yorgunluk değil, tükenmişlik hissi de ortaya çıkabilir.

BU HİS YALNIZCA SİZE AİT DEĞİL!
En önemli noktalardan biri şu: Bu yorgunluk, çoğu annenin deneyimlediği bir şey. Ama konuşulmadığı için, birçok kişi bunu sadece kendine ait sanır.
Oysa bu durum, anneliğin görünmeyen ama çok gerçek bir parçasıdır.
KENDİNİZE ALAN AÇMAK NEDNE BU KADAR ÖNEMLİ?
Anne olmak, kendinden tamamen vazgeçmek değildir. Aksine, kendine küçük de olsa alan açabilmek hem sizin hem de çocuğunuz için koruyucu bir etkidir. Kısa bir mola, yalnız geçirilen birkaç dakika ya da sadece nefes almak… Zihinsel yükü hafifletir.

SON OLARAK...
Anneler Günü yaklaşırken çoğu zaman annelerin ne kadar güçlü olduğu konuşulur. Ama bazen güçlü olmak, her şeyi taşımak değil; yorulduğunu fark edebilmek ve bunu kabul edebilmektir.
Anne olmak çok kıymetli bir yolculuk. Ama aynı zamanda yorucu olması da çok anlaşılır.
Ve belki de bu süreçte en çok ihtiyaç duyulan şey; biraz daha anlaşılmak, biraz daha görülmek…
ÇÜNLÜ BAZEN BİR ANNE İÇİN EN BÜYÜK DESTEK, "YALNIZ DEĞİLSİN" HİSSİDİR.
Tüm annelerin Anneler Günü’nü içtenlikle kutluyorum. Kendinize de en az çocuklarınıza gösterdiğiniz kadar şefkat göstermeyi unutmayın.
Psikolog/ Çocuk Gelişim Uzmanı
Sare Şen
BİR YORUM YAPIN 0