Trafikte her geçen gün artan sözlü tartışmalar şehir stresine bağlanıyor. Ancak Odyolog Emel Çetin göre; sürücülerin yaşadığı öfke patlamalarının ve tahammül sınırının düşmesinin altında, işitme kaybı yatıyor olabilir.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLETrafikte her geçen gün artan sözlü tartışmalar ve bitmek bilmeyen kavgalar genellikle şehir stresine bağlanıyor. Ancak Odyolog Emel Çetin, konuya bambaşka bir pencere açarak ezberleri bozdu. Çetin'e göre; sürücülerin yaşadığı öfke patlamalarının ve tahammül sınırının düşmesinin altında, işitme kaybı yatıyor olabilir.

"ESKİDEN BU KADAR SİNİRLİ DEĞİLDİM" DİYENLERE DİKKAT!
Ody. Emel Çetin, kendisine başvuran danışanlarının ortak bir şikayeti olduğunu vurguluyor. Hastaların genellikle karakter değişiminden şikayet ettiğini belirten Çetin, durumu şu sözlerle özetliyor:
"Hastalarımızla oturduğumuzda kurdukları ilk cümleler; 'Önceden bu kadar sinirli değildim, artık hiçbir şeye tahammülüm kalmadı, çok gerginim' oluyor. Ben bu durumun işitme kaybına bağlı olabileceğini söylediğimde ise büyük bir şaşkınlık yaşıyorlar."
BEYİN ENERJİSİNİ "ANLAMAYA" HARCIYOR
İşitme kaybının sadece "duymamak" olmadığını, asıl meselenin "anlamlandırma" süreci olduğunu ifade eden Emel Çetin, beyinde yaşanan o yorucu süreci şöyle anlatıyor: "Cümlenin genelini duyuyoruz ama arada kaçırılan kelimeler, heceler ve harfler kelime bütünlüğünü bozuyor. Beyin o boşluğu doldurmak için; 'Ne dedi, ne oldu?' diye sormaya başlıyor ve tüm enerjisini buna harcıyor. Bu zihinsel yorgunluk, kişide agresif bir ruh haline neden olarak trafikteki kavga sahnelerini beraberinde getiriyor."

İŞİTME KAYBI DEMANS TRİSKİNİ ARTIRIYOR!
Sorunun sadece sosyal ilişkilerle sınırlı kalmadığını belirten Emel Çetin, işitme kaybının çok daha ciddi bir sağlık sorunu olan demans (bunama) ile doğrudan ilişkili olduğunun altını çiziyor.
Çetin, "Beyin duyup anlamadığı hiçbir şeyi hafızaya kaydetmez. Kaydedilmeyen kelimeler ise zamanla unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon bozukluğuna yol açar. İşitme kaybı aslında sanıldığı kadar masum bir şey değildir" diyerek erken teşhisin önemine dikkat çekiyor.

ÇÖZÜM SANDIĞINIZDAN DAHA YAKIN
Erken ve doğru teşhisin pek çok sorunu temelinden çözebileceğini belirten Ody. Çetin, tanı ve tedavi sürecinin oldukça kısa ve etkili olduğunu söylüyor. Modern teknolojinin sunduğu özel "işlemciler" sayesinde hastaların hayat kalitesinin hızla arttığını belirten Çetin, süreci şu şekilde aktarıyor:
Ayırt Etme Analizi: Problemin ses seviyesi mi, gürültüde anlama sorunu mu yoksa kendini ifade edememe mi olduğu netleştiriliyor.
Kişiye Özel Çözümler: Gelişmiş işlemciler sayesinde kişi, kendi kulağı gibi doğal duyabiliyor ve gürültülü ortamlarda bile rahatça iletişim kurabiliyor.
Stres Seviyesinde Düşüş: İşitme sorunu ortadan kalktığında beyindeki stres yükü azalıyor ve kişi bu değişimi sosyal hayatında anında fark ediyor.
BİR YORUM YAPIN 0