Dilinde uzun süre iyileşmeyen yara nedeniyle doktora başvuran 68 yaşındaki Dursun Aydın’ın biyopsi sonucunda dil kanseri olduğu belirlendi. Medipol Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ekiplerinin iş birliğiyle gerçekleştirilen ameliyatın ile eksik kalan bölge mikrocerrahi yöntemiyle yeniden yapılandırıldı.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLE68 yaşındaki Dursun Aydın’ın dilinde uzun süre geçmeyen ve giderek büyüyen yara, biyopsi sonucunda dil kanseri tanısıyla sonuçlandı.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sultan Bişkin Zeybek ve Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan’ın birlikte gerçekleştirdiği yaklaşık 10 saatlik ameliyatta, kanserli doku çıkarılırken dilin eksik kalan bölümü mikrocerrahi yöntemiyle yeniden oluşturuldu.
Hastanın uyluk bölgesinden alınan damarlı dokuyla dilin yeniden yapılandırıldığı operasyonun ardından Aydın’ın konuşma ve yutma fonksiyonlarının korunması sağlandı. Hastanın tedavisine radyoterapi ve kemoterapiyle devam edildi.
10 SAATLİK AMELİYAT
Hastanın dilinin sol kenarında düzensiz, sınırlı ve zaman zaman kanayan bir yara bulunduğunu belirten Doç. Dr. Zeybek, yaranın daha önce uygulanan tedavilere rağmen iyileşmediğini ve giderek büyüdüğünü söyledi. Hastanın başka bir merkezde alınan biyopsisi sonucunda kanser tanısı aldığını aktaran Doç. Dr. Zeybek, “Hastamız bize elindeki MR’ı, tomografisi ve kanser tanısı ile başvurdu. Bütün belgelerini inceledik ve hastamıza dil kanseri tanısı ile ameliyat önerdik” dedi.
Ameliyatın farklı branşların iş birliğiyle gerçekleştirildiğini ifade eden Doç. Dr. Zeybek, “Ameliyat ettiğimiz bölgenin onarılması için plastik cerrahi ekibimiz de operasyona dahil oldu. Ameliyat sırasında sürekli parçalar alarak patoloji hekimlerimizin görüşlerini de aldık. Ameliyatımız ortalama 10 saat kadar sürdü” ifadelerini kullandı.
HER ŞEY NORMAL

Ameliyatın ardından hastanın yaklaşık 7 gün hastanede takip edildiğini belirten Doç. Dr. Zeybek, patoloji sonucuna göre ek tedavilerin planlandığını söyledi.
Hastanın radyoterapi tedavisinin devam ettiğini ve üç kür kemoterapi aldığını aktaran Doç. Dr. Zeybek, “Gördüğünüz gibi konuşması çok iyi. Çevirmiş olduğumuz flep de çok güzel ve canlı görünmekte. Hastamızın bütün sosyal yaşantısı çok normal bir şekilde devam ediyor. Yemesi, içmesi, konuşması, nefes alması her şey yolunda” dedi.
GEÇMEYEN YARA KANSER ÇIKTI
Dursun Aydın, dilindeki yaranın uzun süre geçmemesi üzerine farklı tedaviler uygulandığını ancak yaranın nedeninin başta akıllarına gelmediğini belirterek, “Dişim değdi zannettim ama dişten değilmiş. Biyopsi aldılar. Üç gün sonra çok acil gelmelisiniz diye geri döndüler. Biyopsiden sonra tümör olduğunu öğrendik” dedi.
Kanser tanısının ardından tedavi sürecinin başladığını anlatan Aydın, “Hocamızla tanışmış olduk. Sağ olsun hocam da bizi bırakmadı, bize yol açtı. Ameliyatı çok başarılı bir şekilde yaptı. Rahat bir ameliyat geçirdik” diye konuştu.
Tedavi sürecinin devam ettiğini belirten Aydın ise tanı konulmadan önce kendisini tamamen sağlıklı hissettiğini söyleyerek, “Ameliyattan önce çok iyiydim. Zaten hiçbir sıkıntım yoktu. Kendime böyle bir şeyi konduramadım. Hiçbir sağlık sorunum yokken böyle bir şeyle karşılaşmak bizi şaşırttı” diye konuştu.
MİKROCERRAHİYLE TAMAMLANDI
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan, dil kanseri nedeniyle hastanın dilinin yarısının alındığını belirterek mikrocerrahi yöntemiyle eksik dokuyu tamamladıklarını söyledi.
Doç. Dr. Özkan, “Hastamızda dil kanseri vardı. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları bölümümüz tarafından dilinin yarısı çıkarılmıştı. Biz de plastik cerrahi olarak eksik kalan kısmı tamamlamak ve hastamızın yutma ve konuşma fonksiyonlarını mümkün olduğunca korumak için devreye girdik. Hastamızın uyluk bölgesinden aldığımız damarlı dokuyu dilin eksik olan kısmına uygun şekilde şekillendirdik ve damarlarını boyun bölgesindeki damarlara bağladık. Böylece o bölgeye sağlıklı kan dolaşımı olan yeni bir doku kazandırdık” dedi.
FONKSİYON KAYBI EN AZA İNDİRİLDİ
Nakledilen dokunun zamanla ağız içindeki dokulara uyum sağladığını ve doğal dile yakın bir görünüm kazandığını belirten Doç. Dr. Özkan, “Zaman içerisinde naklettiğimiz doku bulunduğu bölgeye uyum sağladı ve ağız içindeki mukozanın rengine yakın bir görünüm kazandı. Estetik açıdan neredeyse orijinalinden ayırt edilemeyecek bir dil oluşturduk. Elbette dilin tat alma duyusunu sağlayan papillalarını yeniden oluşturmak bugün için mümkün değil. Ancak eksik dokuyu tamamladığımız için hastamız artık daha rahat yutabiliyor ve daha anlaşılır konuşabiliyor. Böyle bir ameliyatın ardından hastamızın süreci bu kadar az fonksiyon kaybıyla atlatabilmesi bizi çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.
BİR YORUM YAPIN 0