Sosyal medyanın neden olduğu dijital güzellik algısı, estetik cerrahide anatomik sınırları zorlayan taleplere yol açtı. Gençler arasında karne hediyesi olarak estetik operasyon isteme eğilimi baş gösterdi. İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, dijital illüzyonlara kapılan kişilerin sıra dışı taleplerle cerrahlara başvurduğunu açıkladı.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, kliniğe başvuran hastaların profiline ve operasyon süreçlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Son yıllarda dünya genelinde yükselişe geçen estetik müdahale eğiliminin anatomik ve tıbbi gerçeklerle uyuşmadığını vurgulayan Hocaoğlu, merdiven altı olarak tabir edilen ehliyetsiz ortamlarda yürütülen uygulamaların yol açtığı hayati tehlikelere dikkat çekti.

"İNŞAATTA Kİ BİR KOLONU KESMEK GİBİ"
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Polikliniğindeki yoğunluğa dikkat çeken Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, branşın geniş yelpazesine paralel olarak başvuru taleplerinin de sıra dışı boyutlara ulaştığını şu sözlerle ifade etti.
"Dijital illüzyonlara, fikirlere kapılmış insanlar da başvurmakta. Omuz genişletmek, ayak daraltmak gibi birazcık daha süper estetik diyelim, beklentilerle tarafımıza başvuran hastalar var. Ayağı, Sindirellanın ayağı gibi ince ve narin hale getirmek, öyle görünmesini sağlamak için tarak kemiklerinden kemikler çıkarılabilir, daha ince ve küçük hale getirebiliriz ama bir aksamını bozmak, bir kolonunu eksiltmek tıpkı inşaatta ki bir kolonu kesmek gibi."

ÖNCE RUH SAĞLIĞI KONTROLÜ
Hastaların taleplerini dinlerken psikolojik durumlarını da değerlendirmekte olduğunu vurgulayan Hocaoğlu, "Patolojik bir durum sezinlediğimiz zaman onlardan ilk önce bir psikiyatri konsültasyonu da istemekteyiz. Böyle durumlarda, uç işlem taleplerinde mutlaka bu tarz değerlendirmelerimiz de olacaktır" dedi.

FONKSİYON KAYBI RİSKİNE DEĞİNDİ
Hekim denetiminde gerçekleşmesi gereken operasyonların bilimsel hesaplamalara dayandığını hatırlattı. Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, bilinçsiz adımların hastaların bireyleri yaşam boyu sürecek kalıcı fonksiyon kayıplarıyla karşı karşıya bırakabileceğini belirterek, "Sosyal medyada popülerize edilmiş sanal bir görüntü de olabilir, bütün tıbbi olgularda hesap yaparak ilerliyoruz. Bilimsel olarak gerçekleri anlatıyoruz. İşlemlerin aslında sosyal medyada gösterildiği gibi 15 saniyelik öncesi sonrası fotoğraflarda olduğu gibi bir dokunuş değil" dedi.

ESTETİK MÜDAHALE YAŞI ÇOCUKLUK DÖNEMİNE İNDİ
Plastik ve estetik cerrahi operasyonlarına yönelik taleplerde yaş sınırının çarpıcı bir biçimde gerilediğini belirten Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, bir ebeveyn, hekim ve akademisyen olarak karşılaştığı tablonun kaygı verici boyutlara ulaştığını ifade etti.
Hocaoğlu, "Plastik ve estetik cerrahi beklentilerinin yaş sınırı o kadar düştü ki artık bazen çocuklar annelerinden yaz tatili hediyesi, karne hediyesi olarak dudak dolgusu istemeye başladılar. Bize bu tarz ürkütücü taleplerle geliyorlar. Her tıbbi işlemin bir komplikasyon ihtimali var." diyerek yüksek bir duyarlılık gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
BİR YORUM YAPIN 0