Bir Türk kahvesinin 40 yıllık hatırı vardır inanışı nereden gelir?

01 Ekim 2019, 10:20
Bir Türk kahvesinin 40 yıllık hatırı vardır inanışı nereden gelir?

1 Ekim Dünya Kahve Günü. Kahve Günü olarak kutladığımız bugün de, kahvenin önemine Türk kahvesi özelinde bakıyoruz. Misafirlerimize özel olarak ikram ettiğimiz, içince 40 yıllık hatır bulduğumuz bir içecektir Türk kahvesi. Köpüğü, telvesi, tadı... Hepsi ayrı bir uyum ayrı bir özen içerir. Peki yıllardır süre gelen bu 40 yıllık hatırı vardır yaygın inanışı nereden gelmektedir. Sizler için bu sorunun yanıtını araştırdık.

Yıllardır evlerimize konuk olan, sevdiklerimize özenle ikram ettiğimiz ve içenin kırk yıllık hatır bulduğuna inandığımız bir içecektir Türk kahvesi. Kültürden kültüre değişim gösteren sunum ve yapılış tarzıyla kültürlerin en iyi temsillerinden olan Türk kahvesi için çeşitli inanışlar mevcuttur. Kuşkusuz bunlardan en bilineni, bir kahvenin kırk yıllık hatırı olduğudur. Peki, nereden gelmektedir bu yaygın inanış? Sizler için bu sorunun yanıtını araştırdık.

Hikâyemiz, İstanbul’un yemiş iskelesinde başlar. Burada, kahve yapan Üsküdarlı bilge bir zat bulunmaktadır. Her inanıştan insan mekanına gelir, hem onun sohbetini dinleyip nasihatlarını alır hem de kahvesinden içerdi.

Eski İstanbul

Günlerden bir gün bu kahvehaneye bir yeniçeri gelir. Yeniçeri gelir gelmez varlığını hissettirmeye başlar. İçeride bir Rum kaptan da bulunmaktadır. Yeniçeri, kahveciye, 'herkese benden kahve ikram et ama -içeride yalnız oturan Rum gemi kaptanını göstererek- ona verme' der.

Yeniçeri temsilleri

Kahveci, yeniçeri'nin bu sözünü duymazdan gelerek, herkese yeniçerinin kahvesini ikram eder ve iki kahve daha yapıp Rum kaptanın yanına oturur. Bu duruma hiddetlenen yeniçeri, 'Ona vermeyeceksin demedim mi?' der. Kahveci, 'Bu senin değil benim ikramım' diyerek karşılık verir ve kaptanla muhabbet etmeye devam eder. 

Kahvehane temsili

Bu olayın üzerinden tam tamına 40 yıl geçer. Sisam Adası`nda büyükçe bir Rum isyanı patlak verir. O zamanlar, Rumlar eline geçirdikleri insanları esir pazarında satmaktadırlar Nitekim Üsküdarlı kahveci de bu insanlar arasındadır ve yaşlı bir Rum tarafından satın alınır.

Esir pazarı temsili

Adamın kendisini öldüreceğini düşünen kahveci, yaşlı Rum’un yüzüne bakar ve onun kendisine dostça baktığını görüp şaşırır. Yaşlı Rum, kahveciyi serbest bırakır ve ona; ‘Bana 40 yıl önce bir kahve ikram ettin ve ben, o kahveyi de seni de unutmadım’ der.

İşte anlatılana göre, bir fincan kahvenin 40 yıllık hatırı olduğu inancı da buradan gelir. Afiyet olsun :)

Google+'ta Paylaş Pinterest'te Paylaş
Yorumlar