Bel fıtığına bağlı felç ve ardından geçirdiği beyin kanamasıyla iki kez yürüme yetisini kaybeden 50 yaşındaki Servet Doğan, pes etmeyerek yeniden ayağa kalktı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde uygulanan kapsamlı rehabilitasyon programıyla yürümeye başlayan Doğan, “Bana iki kez yürüyemezsin dediler, vazgeçmedim” dedi.
HABERE AİT VİDEO İÇİN TIKLAYIN İZLEÖnce bel fıtığına bağlı felç, ardından beyin kanaması… 50 yaşındaki Servet Doğan, art arda yaşadığı iki ağır nörolojik hastalığın ardından yeniden yürüyebilmek için yıllarca mücadele verdi. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde uygulanan kapsamlı rehabilitasyon programıyla yeniden ayağa kalkan Doğan, “Her şeye yeniden başlamış gibi oldum. Umudumu hiç kaybetmedim” derken, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Sena Tolu, “Rehabilitasyon yalnızca kasları değil, hastanın bağımsız yaşamını da yeniden kazandıran bir süreçtir” dedi.

İKİ KEZ YÜRÜYEMEZ DENİLDİ, UMUDUNU KAYBETMEDİ
Bel fıtığı nedeniyle felç kaldığını ve acil ameliyatın ardından belden aşağısını hareket ettiremediğini anlatan 50 yaşındaki Servet Doğan, uzun süren fizik tedaviyle yeniden yürümeye başladığını söyledi. Ancak iki yıl sonra bu kez beyin kanaması geçirdiğini ve yeniden felç kaldığını belirten Doğan, “Yoğun bakımda günlerce yaşam mücadelesi verdim. Bana bir kez daha yürüyemeyeceğimi söylediler. Ama pes etmedim. Doktorlarımın, terapistlerimin ve kendi azmimin sayesinde yeniden ayağa kalkmayı başardım. Bugün yürüyebiliyor olmak benim için yeniden doğmak gibi” dedi.
“UMUDUNUZU HİÇ KAYBETMEYİN”
Tedavi sürecinde sağlık ekibinin kendisine verdiği desteğin en büyük motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Doğan, “Bu süreçte doktorlarımız ve terapistlerimiz sadece tedavi etmedi, bize moral de verdi. Kendimi burada bir ailenin parçası gibi hissettim. Bana inandıkları için ben de kendime inandım. Benim en büyük tavsiyem, kimsenin umudunu kaybetmemesi. Doğru tedavi, sabır ve azimle insan yeniden hayata tutunabiliyor” ifadelerini kullandı.

TEDAVİ SÜRECİ YENİDEN PLANLANDI
Prof. Dr. Tolu, hastanın ilk başvurusunda belden aşağıyı etkileyen ciddi bir nörolojik tablo bulunduğunu belirterek, “Hastamızda bel fıtığına bağlı gelişen kauda ekuina sendromu nedeniyle yürüme yetisinde ciddi kayıp, alt ekstremitelerde ileri derecede kas güçsüzlüğü, duyu kusurları ve mesane-bağırsak fonksiyonlarını etkileyen önemli problemler vardı. Rehabilitasyon süreci devam ederken geçirdiği beyin kanamasıyla bu kez vücudunun sağ tarafını etkileyen ikinci bir felç tablosu gelişti. Böylece hem periferik hem de santral sinir sistemini ilgilendiren oldukça kompleks bir rehabilitasyon süreciyle karşı karşıya kaldık” dedi.
“MULTİDİSİPLİNER REHABİLİTASYON UYGULADIK”
Tedavi sürecinin her aşamasının hastanın ihtiyaçlarına göre planlandığını ifade eden Prof. Dr. Tolu, “Öncelikli hedefimiz hastanın yatak içindeki bağımsızlığını sağlamak, oturma dengesini geliştirmek ve güvenli transfer becerisini kazandırmaktı. Daha sonra ayağa kalkma, denge çalışmaları ve yürümeye hazırlık programlarına geçtik. Bu süreçte kas güçlendirme egzersizleri, nöromüsküler yeniden eğitim, fonksiyonel elektrik stimülasyonu, denge ve propriosepsiyon çalışmaları ile günlük yaşam aktivitelerine yönelik fonksiyonel rehabilitasyon programlarını birlikte uyguladık. Tedaviyi hastamızın toleransı ve nörolojik iyileşme potansiyeline göre sürekli güncelleyerek ilerlettik” diye konuştu.
HAYATI DA GERİ KAZANDI
Uygulanan uzun süreli rehabilitasyon programı sayesinde hastanın bugün bağımsız yürüyebildiğini ve günlük yaşam aktivitelerini yardımsız sürdürebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Tolu, “Rehabilitasyon yalnızca kas gücünü artırmayı ya da yürümeyi yeniden öğretmeyi hedeflemez. Esas amacımız hastanın bağımsızlığını yeniden kazanması, sosyal yaşamına dönebilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Bu vaka da doğru planlanmış, sabırla sürdürülen ve multidisipliner yaklaşımla yürütülen rehabilitasyon programlarının ağır nörolojik hastalarda bile son derece başarılı sonuçlar verebildiğini gösteren önemli örneklerden biridir” diyerek sözlerini tamamladı.
BİR YORUM YAPIN 0