Geçtiğimiz günlerde Ankara’da yaşanan skandal doğum olayı sosyal medyada gündem oldu. Doğum koçu tarafından ev ortamında gerçekleştirilmeye çalışılan doğumda, bebek hayatından oldu. Doğum kanalında nefessiz kalan bebek hayatını kaybetti. Peki Doğum koçu ne iş yapar? Doğum koçu diye bir meslek var mı?

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da yaşanan doğum skandalında, doğum koçunun yaptığı hata 41 haftalık hamile olan annenin evlat acısı yaşamasına sebep oldu. Yapılan hatanın ardından 112 acil tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan müdahalede, bebeğin makat pozisyonunda geldiği, kanalda nefessiz kalıp öldüğü öğrenildi. Bebeğin hayatını kaybettiği bu talihsiz doğumda, annenin sağlığının yerinde olduğu bildirildi. Bu vahim durumun ardından Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy, 12 Ocak günü sosyal medya hesabından bebeğe ait bir adli rapor paylaşmıştı. Dr. İbrahim Ersoy sosyal medya hesabından yaptığı bu paylaşım sonrası evde doğum konusundaki tartışmalar tekrar gündeme geldi.

  • -- Peki evde doğum güvenli ve gerekli mi?
  • -- Evde doğumu kimler yaptırabilir?
  • -- Doğum koçlarının doğum yaptırma yetkisi var mı?
  • -- Doğum koçu olmak için sertifikalar nereden alınıyor?
  • -- Ne kadar sürelik bir eğitimden geçiliyor?
  • -- Evde doğumun riskleri neler?

PEKİ DOĞUM KOÇLARI NASIL BİR EĞİTİMDEN GEÇİYOR? DOĞUM KOÇLARI DOĞUM YAPTIRMA YETKİSİNE SAHİP Mİ?

Son yıllarda oldukça popüler hale gelen yurt dışında 'doula' olarak adlandırılan doğum koçları, doğum esnasında ve doğum sonrasında anne ve bebeğe fiziksel ve psikolojik destek olmak için eğitim görürler. Doğum yaklaştığında anneye rahatlatıcı masaj terapileri uygulayarak doğumun kolaylaşmasını sağlayan doğum koçlarının tek başına doğum yaptırma yetkileri yoktur.

Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da yaygın meslekler arasında bulunan doğum koçluğu, ülkemizde de yaşam koçu, kariyer koçu gibi çok tercih edilen meslekler arasında yer alıyor. Doğum destekçisi, doula ve gebe eğitim danışmanı gibi isimlerle de bilinen doğum koçluğu, ebelerin unutulmuş asıl görevlerini tekrar cesaretlendirdiği gibi ebelik eğitimi almamış fakat bu işe gönülden bağlı kadınların meslek sahibi olmalarını da sağlıyor. Doğum sürecinde her kadının doğum stresini azaltacak bir desteğe ihtiyacı vardır. 

Covid-19 salgını nedeniyle bazı anne adayları hastane ortamından korktuğu için evde doğum yapmayı tercih edebiliyor. Fakat evlerde doğum yapmak için yeterli alt yapı ve hijyen olmadığı için büyük oranda kayıplar yaşanabilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Kağan Kocatepe, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy ve Sağlık Bakanlığı ve Anadolu Ebeler Birliği Derneği Başkanı Nesibe Uzel Yar, son zamanlarda ünlüler arasında popüler olan evde doğum olayının trend olması hakkında konuştu.

"EVDE DOĞUM İÇİN YETERLİ ALTYAPI YOK"

Kağan Kocatepe, evde doğumun belli başlı koşullarının olduğunu söyleyerek açıklamalarına şöyle devam etti:

  • "Avrupa ülkelerindeki şehirlerin nüfus olarak bize göre nispeten çok daha az olması ulaşım kolaylığını beraberinde getirdiğinden acil bir durum söz konusu olduğunda, evde komplike olmuş bir doğum söz konusu olduğunda ambulansın eve gelerek anne adayını hastaneye götürmesi kısa zamanda gerçekleşebilmektedir. İstanbul'da ve diğer kalabalık şehirlerimizde böyle bir imkân söz konusu değildir."

Kocatepe, ülkemizdeki bazı ebelerin tek başlarına doğum yapma konusunda yetersiz halde mezun olduklarını da dile getirdi.

"DOĞUM YAPILACAK EN GÜVENLİ YER HASTANEDİR"

Anne adayı bebeğin hayatının aynı oranda eşit olduğu söyleyen Kocatepe, doğum için en güvenli yerin hastane olduğunun altını çizerek açıklamalarına şu sözleri de ekledi: "Bazen normal doğum esnasında acilen sezaryene geçilmesi gerekebilir veya doğum sonrası kanamalar olabilir. Bunun için doğum yapılacak yerde hastane donanımının olması veya hastaneye kısa sürede ulaşma imkanının olması şarttır. Doktorların evde normal doğum yaptırması yasaktır ve zaten bence uygun değildir."

DOĞUM KOÇLARI YASAL OLARAK DOĞUM YAPTIRMA YETKİSİNE SAHİP DEĞİL

Ülkemizde yasal olarak doğum yaptırma yetkisine sahip olan ebeler ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanları olduğunu belirtilen Kocatepe, acil durumlarda diğer branş doktorlarının veya pratisyen hekimlerin de doğum yaptırabileceğini söyledi. Doğum koçlarının doğum esnasında tıbbi bir müdahalede bulunmaya haklarının olmadığının altını çizdi.

"RESMEN KAÇAK İŞ YAPIYORLAR"

En başından beri doğum koçluğu hakkında sıkıntıların büyüdüğünü ve şikayetlerin arttığı söyleyen Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy, açıklamalarıyla öfkesini dile getirdi: "Bu işler, Sağlık Bakanlığı tarafından yetki verilmemiş kişiler tarafından yapılıyor. Bakanlık'a bu konuda şikayetlerin de çok geldiğini biliyoruz. Bazı özel kuruluşlar birtakım sertifikalar veriyor ancak bunların resmi hiçbir anlamı yok. Tamamen kayıt dışı bir meslek, özel sektörün para kazanmak için yaptığı bir şey. Resmen kaçak, merdiven altı iş yapıyorlar"

 "BU DURUM TARTIŞMAYA KAPALI"

Anne adayının bir doğum koçuna ihtiyacı olmadığını söyleyen Ersoy, sözlerine şöyle devam etti: "Hamile kadının, doğum uzmanına veya ebeye ihtiyacı vardır. Diğer konularda da başka destekler alabilir ama örneğin psikolojik açıdan destek almak istiyorlarsa psikologlar var. Nefes alma verme ya da emzirme gibi eğitimleri kadın doğum uzmanlarını da veriyor. Doğum koçlarına boşu boşuna para harcıyorlar. Bu son zamanlarda sosyal medyada doğum koçunu etiketleyip insanların hava atma aracı olarak kullandıkları bir şey oldu. Bu gibi şeyler hem anne hem de bebek hayatını tehlikeye atıyor."

"BU DURUM TOPLUM SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR"

  • Sağlık personeli olmadığı halde bazı kişilerin gebe izlemi, takibi, eğitim ve danışmanlığı üslenmesinin kesinlikle yasal bir durum olmadığını söyleyen Nesibe Uzel Yar yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: "Biz 25 Temmuz 2021 tarihinde bu denetimsiz ve kontrolsüz doğum koçluğuyla (doualık) ilgili dernek avukatımız yoluyla bir dilekçe gönderdik. Dilekçe sonucunda da bakanlık olayı takibe alıp Ekim ayında, bir meslek icra etmeyi sağlayacak onaylı bir sertifika programlarının olmadığını söylediler" bu konuda hakkında yakın takipte olduklarını söyleyen Yar, sözlerine şu ifadelerle devam etti: "Anne ve bebek sağlığını korumak için ülkelerde güçlü bir ebelik sisteminin olması gerekiyor. İyi ebelik sisteminin oturmadığı ülkelerde bu tür boşluklar oluşabiliyor. Bu da halk sağlığını tehdit ediyor. Ebelerin mesleki otonomisi korunmalı ve mesleki uygulama alanları genişletilmelidir. Çünkü ebeler bir kadının üreme çağı dönemince gebelik, doğum, lohusalık gibi tüm dönemlerde eğitim ve danışmanlık verecek kişilerdir. Ayrıca bir sağlık problemi oluştuğunda bunu ilk tespit edebilecek ve hekimle ilişkilendirecek yegâne sağlık personelidir"

SAĞLIK BAKANLIĞI'NIN 1 EKİM 2021 TARİHLİ YAYIMLADIĞI UYARI

"Doula ve Doğum Koçluğu Sertifikalı Eğitim Programı" adı altında sertifikalı eğitimler hakkında Sağlık Bakanlığı'nın 1 Ekim 2021 tarihli yayımladığı uyarı metninde şu ifadeler yer aldı: "Sağlık alanında Bakanlığımızca tescil edilecek sertifikalar ile bu sertifikaların verildiği eğitim programlarına ilişkin usul ve esaslar 04/02/2014 tarihli 28903 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Bu Yönetmelik ile belirlenen hükümler dışında verilen sertifikalı eğitimler mevzuat açısından uygun olmadığı gibi katılım sağlayanların da mağdur olmasına neden olmaktadır. Son zamanlarda 'Doula ve Doğum Koçluğu Sertifikalı Eğitim Programı' adı altında sertifikalı eğitimler düzenlendiği konusunda şikayetler alınmaktadır. Bakanlığımızca onaylanmış böyle bir sertifika eğitimi bulunmamaktadır."

Sağlık Bakanlığı

İLİŞKİLİ HABER

Hangi baharat hangi hastalığa iyi gelir? Yüzyıllardır alternatif tıbbın reçetesinde!

İLİŞKİLİ HABER

Aile Bakanı Derya Yanık'tan nafaka açıklaması

İLİŞKİLİ HABER

1 ayda 7 kilo verdiren kekik suyu ile zayıflama! Garanti kekik suyu ile kalıcı kilo verme

BİR YORUM YAPIN 0