“Yapmam gereken işi biliyorum ama başlayamıyorum” diyenlerin sayısı giderek artarken, ertelemenin yalnızca tembellik ya da disiplinsizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Psikolog/Çocuk Gelişim Uzmanı Sare Şen, davranışın altında başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçilik ve kaygı gibi duyguların yatabileceğine dikkat çekti.
Ertelemek çoğu zaman dışarıdan bakıldığında basit bir “disiplinsizlik” ya da “tembellik” gibi görülebiliyor. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında durum bundan çok daha karmaşık. Çünkü bazen ertelediğimiz şey işin kendisi değil, o işle birlikte ortaya çıkabilecek duygulardır.
ERTELEMEK GERÇEKTEN TEMBELLİK Mİ?
Her erteleme davranışını tembellik olarak değerlendirmek doğru değildir. Bazen zihnimiz bizi zorlayacağını düşündüğü bir görevden uzaklaştırarak kısa süreli bir rahatlama sağlamaya çalışır.

"YA YETERİNCE İYİ YAPAMAZSAM"
Ertelemenin arkasında bazen başarısızlık korkusu vardır. Özellikle mükemmeliyetçi kişiler için bir işe başlamak, yalnızca işe başlamak anlamına gelmez. Aynı zamanda ortaya çıkacak sonucun yeterince iyi olup olmayacağıyla yüzleşmek anlamına gelir.
“Ya beceremezsem?” “Ya beklediğim kadar iyi olmazsa?” Bu düşünceler arttıkça kişi işe başlamak yerine ondan uzaklaşmayı seçebilir. Böylece erteleme, başarısızlık ihtimaliyle yüzleşmeyi kısa süreliğine engeller.
BAZEN SORUN İŞİN BÜYÜKLÜÜĞÜ DEĞİL, ZİHNİMİZDE BÜYÜMESİDİR
Bir görevi zihnimizde olduğundan çok daha büyük hale getirebiliriz.
“Bütün raporu hazırlamam gerekiyor.” “Evi tamamen toparlamam lazım.” gibi düşünceler başladığımız anda üzerimizde büyük bir yük oluşturabilir. Oysa aynı işi daha küçük parçalara ayırdığımızda başlamak çok daha kolay hale gelebilir.

ERTELEMEYİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
1. “Bitirmek” yerine “başlamak” hedefiniz olsun
Kendinize “Bugün bunu bitireceğim.” demek yerine: “Sadece 10 dakika başlayacağım.” deyin. Başlamak çoğu zaman işin en zor kısmıdır. Bir kez başladığınızda devam etmek daha kolay olabilir.
2. Görevi küçültün
“Ders çalışacağım” yerine “İlk 5 sayfayı okuyacağım.” “Evi temizleyeceğim” yerine “Önce masayı toparlayacağım.” gibi somut ve küçük hedefler belirleyin.
3. Erteleme anındaki duyguyu fark edin
Bir işi ertelerken kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda gerçekten yapmak istemediğim şey ne, yoksa hissetmek istemediğim bir duygu mu var?” Belki başarısız olmaktan, eleştirilmekten, yetiştirememekten ya da yeterince iyi yapamamaktan korkuyorsunuzdur. Nedeni fark etmek, davranışı değiştirmek için önemli bir başlangıçtır.
4. Telefonu biraz uzağa koyun
Erteleme davranışı sırasında kolay ulaşılabilen dikkat dağıtıcılar, başlamayı daha da zorlaştırabilir. Telefonu başka bir odaya bırakmak, bildirimleri kapatmak ya da çalışacağınız süre boyunca sosyal medya uygulamalarını açmamak bile fark yaratabilir.
5. Kendinizi sürekli eleştirmeyin
“Ben çok tembelim.” “Hiçbir şeyi zamanında yapamıyorum.” gibi düşünceler motivasyonu artırmak yerine çoğu zaman suçluluk ve kaygıyı artırabilir. Davranışı değiştirmek için kendinize kızmak yerine, neden ertelediğinizi anlamaya çalışmak daha işlevsel olabilir.

HER ERTELEME DAVRANIŞININ ALTINDA PSİKOLOJİK BİR SORUN MU VAR?
Hayır. Bazen gerçekten yorgun olabilir, önceliklerimiz değişmiş olabilir ya da yapmak istemediğimiz bir işi bilinçli olarak ertelemeyi seçebiliriz. Ancak erteleme sürekli hale geliyor, işlevselliğinizi etkiliyor, yoğun suçluluk ve kaygı yaratıyor ya da günlük yaşamınızda önemli kayıplara neden oluyorsa bunun altında yatan nedenleri değerlendirmek faydalı olabilir.
Çünkü bazen ertelediğimiz şey yalnızca bir görev değil; kaygı, başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçilik ya da kendimize ilişkin olumsuz düşüncelerle yüzleşmektir.
Son olarak…
Ertelediğiniz için kendinize kızdığınız bir sonraki anda durup şu soruyu sorun:
“Ben gerçekten tembel miyim, yoksa başlamayı zorlaştıran bir duyguyla mı karşı karşıyayım?”
Çünkü erteleme davranışını değiştirmek yalnızca daha disiplinli olmakla ilgili değildir. Bazen kendimizi, beklentilerimizi ve yapmak üzere olduğumuz şeyin bizde uyandırdığı duyguları anlamakla başlar. Ve belki de ihtiyacınız olan şey saatlerce çalışmak değil, sadece ilk küçük adımı atmaktır.
Psikolog/ Çocuk Gelişim Uzmanı
Sare Şen
BİR YORUM YAPIN 0