Yaz mevsiminin herkes için mutluluk anlamına gelmediğini belirten Psikolog ve Çocuk Gelişim Uzmanı Sare Şen, sosyal medya baskısı, yüksek beklentiler ve günlük yaşamın stresinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Şen, yaz aylarını daha sağlıklı geçirmek için uygulanabilecek 6 önemli öneriyi paylaştı.
Havalar ısındığında, sosyal medya tatil fotoğraflarıyla dolmaya başladığında ve çevremizden sürekli "Yazın tadını çıkar." cümlesini duyduğumuzda farkında olmadan kendimizden de aynı şeyi bekleyebiliriz. Daha mutlu olmak… Daha sosyal olmak… Daha enerjik hissetmek…

PEKİ YA BUNLARIN HİÇBİRİ OLMUYORSA?
Aslında bu durum düşündüğünüzden çok daha yaygındır. Çünkü ruh halimizi belirleyen tek şey mevsimler değildir. Günlük yaşamın stresi, iş temposu, ekonomik kaygılar, ilişkiler, sağlık sorunları ya da yaşadığımız duygusal yükler, yaz geldi diye bir anda ortadan kaybolmaz.
YAZIN NEDEN KENDİMİZİ DAHA MUTLU HİSSETMEYİ BEKLERİZ?
Yaz, çocukluğumuzdan beri bize tatili, özgürlüğü ve keyifli anları hatırlatan bir mevsim olarak öğretilir. Üstelik sosyal medya da bu beklentiyi güçlendirir. Tatiller, deniz kenarında çekilmiş fotoğraflar, kalabalık arkadaş grupları ve kusursuz görünen anlar… Bir süre sonra farkında olmadan kendi hayatımızı bu görüntülerle kıyaslamaya başlayabiliriz. Oysa sosyal medyada gördüğümüz şey, insanların hayatlarının tamamı değil; paylaşmayı seçtikleri birkaç mutlu kareden ibarettir.

PEKİ YAZ AYLARINDA RUH SAĞLIĞIMIZ İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
1. Kendinizi başkalarının yazıyla kıyaslamayın
Herkesin yaşam koşulları, sorumlulukları ve ihtiyaçları farklıdır. Başkalarının tatil planlarına ya da sosyal medya paylaşımlarına bakarak kendi yazınızı yetersiz görmek, farkında olmadan mutsuzluğu artırabilir. Kendi yaşamınıza ve ihtiyaçlarınıza odaklanmak, ruh sağlığınız için çok daha koruyucu olacaktır.
2. "Mutlu olmak zorundayım" baskısını bırakın
Yaz geldi diye her gün enerjik hissetmek zorunda değilsiniz. Bazen dinlenmeye, bazen yalnız kalmaya, bazen de sadece hiçbir şey yapmamaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Kendinize bu izni vermek, düşündüğünüzden çok daha iyileştirici olabilir.

3. Gününüze mutlaka hareket katın
Araştırmalar, düzenli fiziksel aktivitenin ruh halini olumlu yönde desteklediğini gösteriyor. Her gün uzun sporlar yapmak zorunda değilsiniz. Sabah yapılacak kısa bir yürüyüş, akşam
serinliğinde çıkılan bir gezinti ya da hafif egzersizler bile hem bedeninizi hem de zihninizi rahatlatabilir.
4. Doğayla temas kurmaya çalışın
Yaz ayları bunun için güzel bir fırsattır. Deniz kenarında yürümek, parkta zaman geçirmek, toprağa basmak ya da gün batımını izlemek bile zihnin biraz yavaşlamasına yardımcı olabilir.
5. Telefon ekranından biraz uzaklaşın
Yazın en güzel anları bazen fotoğrafını çekmediğimiz anlardır. Sürekli telefon ekranına bakmak yerine çevrenizi fark etmeye çalışın. Sevdiğiniz insanlarla sohbet etmek, bir kitabın birkaç sayfasını okumak ya da sadece bulunduğunuz anın tadını çıkarmak bile zihinsel olarak dinlenmenizi sağlayabilir.

6. Yazı bir performans yarışına dönüştürmeyin
"Daha fit olmalıyım." "Daha çok gezmeliyim." "Bu yaz çok verimli geçmeli."
Bu düşünceler farkında olmadan üzerimizde baskı oluşturabilir. Oysa yaz mevsimi, kendimizi sürekli geliştirmek zorunda olduğumuz bir dönem değil; bazen sadece nefes almayı, yavaşlamayı ve kendimizi dinlemeyi hatırladığımız bir zaman olabilir.
Son olarak; güzel bir yaz geçirmek, her hafta tatile gitmek ya da her gün mutlu hissetmek anlamına gelmez. Bazen sevdiğiniz bir dostla edilen bir sohbet, akşamüstü içilen bir kahve, deniz kokusunu içinize çekmek ya da gün batımını izlemek bile ruhunuza iyi gelebilir. Unutmayın; kendinizi başkalarının yazıyla değil, kendi ihtiyaçlarınızla buluşturduğunuzda yaz mevsimi çok daha anlamlı hale gelir.
Psikolog/ Çocuk Gelişim Uzmanı
Sare Şen
BİR YORUM YAPIN 0