Özel hastaneye karşı tazminat davası açılır mı? Hastaneye tazminat davası nasıl açılır?

04 Kasım 2020, 09:24
Özel hastaneye karşı tazminat davası açılır mı? Hastaneye tazminat davası nasıl açılır?

Hastanın uğradığı zararlar hem hata yapan doktorlar hem de özel hastaneden talep edilebilir. Bu yüzden bir çok mağdur insan "Hastanın uğradığı zarar kimden ve nasıl tazmin edilecektir?" sorunun cevabı araştırılıyor. Gelin birlikte "Özel hastaneye karşı tazminat davası açılır mı? Hastaneye tazminat davası nasıl açılır?" sorunun yanıtını Av. Ezgi Esnik Günay'dan öğrenelim...

Doktor hatası tazminat davalarını incelemeye ve neye göre açıldıklarını incelemeye başlamadan önce doktor hatası, tedavi hatası veya malpraktis gibi terimlerin ne anlama geldiğinin açılanması gerekmektedir. Hekimin yükümlülükleri ile hasta hakları kavramlarının neler olduğu da önemlidir.  Genel olarak tıbbi malpraktis, diğer bir deyişle doktorun tıbbi uygulama hatası; doktorun veya tıp merkezi, poliklinik, hastane vb. sağlık kuruluşlarının bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle yanlış teşhis, hatalı tedavi veya eksik bakım hizmeti neticesinde hastanın zarar görmesi olarak tanımlanabilir. Tıbbi malpraktis (doktor hatası) nedeniyle tazminat davası; hastalığın teşhisi (öykünün alınması, tetkiklerin yapılması vb.), tedavisi (hastaya ilaç verilmesi, ameliyat edilmesi, iğne yapılması vb.) ve hastanın bakımı aşamalarında tıbbi standartlara aykırı yapılan her türlü uygulamadan kaynaklanmaktadır. Peki bu durumda ne yapmalı?

İşte Av. Ezgi Esnik Günay'ın yazısı;

Özel hastanelerde yapılan teşhis ve tedavi hatalarına karşı, teşhis ve tedavi de hataya düşen  özel hastaneye karşı, zarar gören kişi  dava açabilme hakkına sahiptir.

Hasta olan bir kişi hastaneye başvuru yaptığında hastanenin üzerine düşen yükümlülükler bulunmaktadır. İlk olarak hastane, hastanın teşhis ve tedavisini doğru yapmak, kişinin hastalığını doğru teşhis etmek zorunluluğu altındadır. Kişinin hastalığı yanlış teşhis edilecek olur ise tedavi de yanlış uygulanacaktır. Kişiye yanlış tedavinin uygulanması telafisi imkansız sonuçlar dahi doğurabilecektir.

Hasta hastaneye başvurduğunda, hastanece yapılması gereken en önemli ve öncelikli olan hastanın, hastalığını teşhis etmek olacaktır. Hastalığın doğru teşhis edilmesi ve doğru tedavinin uygulanması hastanece yapılması gereken en önemli yükümlülüktür. Hastanenin teşhis ve tedavide yaptığı hatalar sonucunda hastada oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini, hastaneye karşı açacağı dava ile isteyebilecektir.

Bunun yanı sıra hastanenin hastaya karşı uygulanacak tedavi de, hastanın onayını alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu onay somut olaya göre acil işlemlerde hastanın yakınlarından da alınabilir. Ayrıca hastane uygulayacağı tedavi ile ilgili olarak hastayı, tedavinin olası yan etkileri ve beklenmedik etkileri ve riskleri ile ilgili olarak aydınlatmış olması da gerekmektedir. Zira hasta, tedavi ile ilgili olarak ayrıntılı bilgiye sahip olduktan sonra tedavi olup olmama veya farklı tedavi yöntemlerinden istediğini seçme konusunda karar verecektir.

Hastane tedavi için kendisine başvuru yapan hastanın bakımını özenle ve tedavisinin gerektirdiği şekilde yerine getirmek zorundadır. Bu sebeplerle hastane, hastanede kullanılan hijyen ürünlerinin kalitesinden, hastanenin temizliğinden, hastaya verilen yemeklerden, hastaya verilen ilaçlardan, tedavi sırasında kullanılan tüm malzemelerin kalite ve temizliğinden de sorumludur. Hastanın bakımı sırasında da oluşacak tüm ihmallere karşıda hastanede sorumlu olacaktır.

Hastane, hastaya karşı uyguladığı tüm tedavinin tüm ayrıntılarına ilişkin doküman ve belgeleri, hastaya ne tedavi uygulandığını ve hangi ilaçların verildiğini kaydetmek ve saklamak yükümlülüğü altındadır. Hastanede tüm bu yükümlülüklerine uyarken de sadakat ve özenle işlerini yapmak ve yerine getirmek zorunluluğundadır.

Özel hastaneler üzerine düşen tüm bu yükümlülükler, aynı zamanda hastanın da haklarını meydana getirmektedir. Hastanın rızasının alınması, aydınlatılması, hastanın özel yaşamının gizliliğine saygı duyulması, hastanın onuru ile ölme, hastanın inanç  ve vicdani kanaatlerine uygun manevi yardım alma ve sağlık personeli ile sağlık birimini seçme hakları bulunmaktadır.

Yukarıda da bahsettiğim gibi hastanın, hastalığı – tedavisi ve tedavi olmaz ise sonuçları ile ilgili olarak aydınlatılması ve rızasının alınması gerekir. Zira belirttiğimiz  gibi tedavinin yan etkileri ve riskleri olabilir, hasta tedavi olmaz ise  sonuçları hakkında da bilgi sahibi olmalıdır ki riskleri ve yan etkileri düşünerek karar versin.

Hastane hastanın özel yaşamının gizliliğine saygı gereği, hasta ile ilgili tüm bilgileri, hastanın kimlik ve adres bilgilerini ve hastalığı ile ilgili bilgileri saklamak zorunluluğu altındadır. Ayrıca hastanece hastanın mahremiyet hakkının da ihlal edilmemesi gerekir, hastanede mahremiyet kurallarına uygun tedavi yerleri mevcut olmalıdır.

Ayrıca hastane, hastanın tedavi sırasında acı çekmemesi için alınması gereken önlemeler varsa bu önlemelerin alınması gerekir.

Hastanın tedavisi sırasında,  yanlış teşhis ve tedavi nedeni ile hastaya zarar verilmiş ise hastane bu zararın giderimi için maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalabilir. Yanlış tedavi neticesi ile hastada bedenen bir zarar oluşmamış olabilir fakat yanlış tedavi sebebi ile hasta ruhen zarara uğramış olabilir yani manevi  açıdan zarar görmüş olabilir. Tüm bu hallerde özel hastanenin yanlış teşhis ve tedavi nedeni ile sorumlulukları oluşacaktır. Özel hastanelerin teşhis ve tedavide yapmış olduğu hatalar nedeni ile özel hastanelere karşı Tüketici mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Özel hastanelerin uygulamış olduğu teşhis ve tedavi hataları dolayısı ile dava açmak için tazminat davalarında uzman bir avukattan danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. 

Av. Ezgi Esnik Günay

Pinterest'te Paylaş
Yorumlar